Hayatın Rengi


Yağmurdan sonra ortaya ortaya çıkan gökkuşaklarını bilir misiniz?

Bana her zaman hayatın renklerini hatırlatır. Hüznün,çoşkunun,yanlızlığın ve mutluluğun yansıması gibidir hayat. Mutsuzluk olmasa mutluluğun kıymeti bilinebilir miydi?

Pencere buğusuna yansıyan silüetler gibidir hayat. Yarının bize ne getireceği hiçbir zaman belli olmaz. Rengarek yaşanır hayat her şeyi ile bir bütün ve her şeyi ile yarım…

Hayallere dalarken insanların aklına her zaman pembe renk gelmiştir. Pembe panjulu ve ve yahut pembe düşler.

Gerçekliğin rengi ise her zaman mavi olmuştur, Netliğin rengidir çünkü mavi. Aşkın rengi ise kırmızıdır. Tutkuyu hatırlatır bize. Yalnızlığın  rengi ise siyahtır her zaman hüznün matemin trajedinin rengi. Biz farkında olmasak da hayat bize renklerle yön verir. Mahzen olan kalbimize atarız rengin her tonunu ve hali hazırda renkler bir bütünlük kazandırır hayatımız.

Gerçek kesitten alıntılar hayatı özenle yaşamamız için seçenekler sunar bize. Neden gelinlik beyazdır düşündünüz mü? Saflığın, masumluğun kimliğidir beyaz. İnsan metabolizmasına öyle bir işlemiştir ki kemik beyaz renge bürünmüşüzdür. Sevdiğin insan yalansız gitmeyi bile beyazlarla anlamlandırmışızdır farkında olmadan.
Renklere kimlik kazandırırız hayatı daha iyi anlamladırmak için. Aklımıza gelmeyen nice renkler sarkılar söylemişsizdir. İç dünyamızı renklerle bezemek bu olsa gerek.

Dünyanın çevresindeki gezegenler, ayın ve güneşin renkleri bile bize yaradan hediye değil midir?

Özümsemekte olduğumuz hayatın içinde var olacaksak eğer kendi rengimizi belli etmemiz gerekmez mi?

Bir bütünlük sergileyip renk cümbüşü olmak da elimiz de bir kenara çekilip renksiz ve gri olmak da elimizde. Yaşam da bize verilen seçenekler de kişiliğimizin renklerini ortaya koymamız bizim elimizde.

Kişilik testleri demişken bu teslerin gerçekliğini de söylemek isterim.

Psikolog Nur Yaycıoğlu’nun yazmış olduğu kişiliğin renklerini okurken kişilik testlerinin ne kadar doğru olduğunu fark etmiştim. Renkleri anlamlandırmak hayatı anlamlandırma bir benlik kazanarak var olmak için herkes kendi rengini seçebilir mi?

Nur Yaycıoğlu, ‘‘Her insan bir roman. Zaman zaman not tuttum. Yapıtımda bu birikimleri kullandım. Yazmayı seviyorum. Daha çok kitleye ulaşmak istiyorum. Dergilerde, gazetelerde bazı yazılarım ve araştırmalarım yayınlandı. Ama kitap daha kalıcı ve özgür yazılıyor’’ dedi.

Devlet hastanesin de 20 yıl çalışan Nur Yaycıoğlu hastalarının ruh hallerini,duygularını ve yaşadığı deneyimleri not alarak okuyucularına çok iyi bir done vermektedir. Verdiği bilgileri okurken insan ister istemez farklı bir ruh haline girerek kendini sorgulaya başlıyor. Nedenler ve niçinler şavaşında bir benlik kazanmak zihin jimnastiğinin bir nişanesi oluyor.

Nur Yaycıoğlu, ” Şimdi de beynimdeki sinir hücrelerim, duygu, düşünce, hafıza merkezlerimin nöronları.Özel içsel duygularımla ve anılarımla anlaşma halinde dans ediyorlar.Umarım müziği ve dansıyla bir tango kadar heyecanlı, duyguları uyaran çekici ritmiyle ve kuralına uygun adımların yarattığı estetik akışıyla birlikte ruhsal yapımla uyumu sağlarlar.” diyerek bir başka göz ile hayata bakmamızı sağlıyor.
Hayatı estetik yaşamak bizim elimizde değil midir?

Müziğin rengi şeffaftır ,tangonun rengi  kırmızı. Ritim tutarak biz burdayız demek de hayatın ta kendisidir.
Rengarek bir hayatta rengarenk bir yaşam diliyorum tüm insanlığa. Özgürlüğün vermiş olduğu kapıları aralayarak özgür renklerle hayallere dalmanın ayrıcalığını yaşarken sizin de bu keyfi yaşamanız dileğiyle.

İçeriği Beğendin mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hayatın Rengi