YOKOLUŞSAL PROBLEMLER


Bugün yine milyarlarca insanın yaşadığı o koca dünyada tek başına kalmayı başardım.Evet evet hem de yapayalnız.Çırılçıplak sokak ortasında durmakla hiçbir farkı yoktu.Herkes bakıyordu ama bir şeyler alabilmek için sadece.Kimse sormazdı.Sormadıkları yetmiyormuş gibi bir de tecavüze girişmezler miydi ? Tam da buydu yaşam.Derdimiz derdiniz değil dedikodunuzdu.

Sevincimiz içinizin fesatlığından mutsuzluğunuz.

Aciz bildiniz de acizliğinizi hiç bilemediniz.

Hani bazı afetler olur,öyle büyüktür ki şehri yerle bir eder.Haritadan silip atıverir koca şehri.Bazı insanlar da böyledir.

Haritadan silinmek isterler gün gelir de

Yeryüzünü bırakıp gidivermek isterler

Sessiz,sedasızca

Yormuştur insanlar bir zamanlar hissedebildiği kalbini

Bir kez olsun hissedebilmek için dünyaları ister

Ya da dünyadan çekip gitmek.

Öylece.

Elbette zordur,belki defalarca denenip

Başarısızlıkta istikrarı korumuştur.

Bir zamanlar en yakın bulduğumuz şeyden

Şimdi belki de çok korkuyoruzdur.

Kim bilir ?

Sen bilsen de ne değişir ?

Hayatın hiçbir anlamı olmadığını bildiğimiz halde yaşadığımız mecburiyetler…

Mecburi nefesler,mecburi acılar ve biraz şansınız varsa mecburi sevinçler.

İste Sabahattin Ali’nin de dedigi gibi “Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki temiz kalmak için tek çare kendi dünyamıza çekilmek…”

[zombify_post]

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YOKOLUŞSAL PROBLEMLER