TARİHİN İLK FEMİNİST KADINI


Hepimizin bildiği üzere insanlığın kökeni Adem ve Havva ile başlıyor değil mi ?

Eski Yahudi inanışlarına ve bazı efsanelere göre Adem ile Havva’dan önce aslında Lilith yaratılmıştır. Yahudilere göre Lilith Adem’in ilk karısıdır. Lilith kimi kaynaklarda sembolik olarak feminizmi temsil edip kadın direnişlerine ve dayanışmalarına öncü olarak gösterilsede kimi kaynaklarda ise cadı, şeytan, vampir ve baştan çıkaran olarak imgelenmiştir. Lilith’in ilk izlerine M.Ö. 3000’de Sümer Uygarlığı’nda rastlanır. Lilith Sümerce’de ‘lil’ sözcüğü ile ilgilidir. Leyla adınından türetilen anlamı geceye ait olan ‘ley’ sözcüğü ile ‘yel’, ‘rüzgâr’ anlamındaki ‘lil’ sözcüğünden türemiştir. Bu gecenin kızıl saçlı asi tanrıçası hem Yahudi kültürü’nde hemde Sümer/Babil m itlerinde benzer hikâyeler ve efsaneler ile karşımıza çıkar.

Yahudi metinlerinde geçen Adem’in ilk karısı olan Lilith cennette Adem ile birlikte mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Kimi kaynaklarda Adem’in Lilith’e taparcasına aşık olduğu söylenir. Zamanla bu çiftin arasında bazı sorunlar çıkmaya başlar ve bu sorunlar günümüz evliliklerinde veya ilişkilerinde çıkan sorunlardan farksızdır. Adem her konuda söz sahibi ve üstün olmak isterken Lilith buna karşı gelir. Lilith ikisininde Tanrı tarafından toprakla yaratıldığını ve eşit haklara sahip olduklarını düşünür. Özellikle cinsel ilişki sırasında Adem’in hep üstte olmasını çok küçümseyici bir davranış olarak gören Lilith altta kalmak istememiş ve daima Adem ile bu konuda güç savaşına girmiştir. Adem bu konu için Lilith’e, kendisinin bağışlayan, bereketli gökyüzü olarak, onun ise ürün veren verimli toprak olarak düşünmesini söylemiştir. Adem üstünlük korumaya devam ederken “karanlığın kızı” Lilith, bu durumu hiç kabullenemeyip Tanrı’nın söylenmemesi gereken ismini anarak cennetin bütün nimetlerinden vazgeçip göğe doğru yükselir. Adem’e biat etmeyen ve eril sisteme karşı gelen Lilith feminist kadın tipi olarak karşımıza çıkar. Bulunduğu konumu ve güzellikleri terkeden Lilith artık cennetten gitmiş ve dışlananların arasında yerini almıştır. Lilith, Adem’i terkettikten sonra cinlerle ve cinlerin kralı olan Şamael (Şeytan) ile ilişkiye girerek onlardan  düzinelerce çocuk doğurur.

Adem Lilith’in yokluğunda cennette yanlızlık çektiği için Tanrı’ya yakarıp, dua ederek Lilith’in geri gelmesi için yalvarır. Bunun üzerine Tanrı ise Sanvai, Sansanvai, Semangelof ( Bazı kaynaklarda Senoy, Sansenoy, Semangelof olarakta karşımıza çıkar) isimli üç meleği Lilith’i Adem’e geri getirmeleri için Kızıldeniz’e gönderir. Meleklere Lilith’in dönmediği takdirde her gün “Limlim” adı verilen çocuklarından yüz tanesinin öldürüleceği emri verilir. Ama o kesinlikle dönmeyeceği bildirir ve verilen emir yerine getirilerek Lilith’in çocukları öldürülür.

Lilith çocuklarının ölümünü kabullenir ancak sonrasında duyduğu acı ile intikam duygusuna bürünür ve o günden sonra bütün hamile ve yeni doğum yapmış kadınların, bebeklerin başdüşmanı olacağına dair yemin eder. Erkek çocuklarını doğduktan ilk sekiz gün, kız çocuklarının ise ilk yirmi gün içinde canını alacağını söyler. Sadece bebeklerin yakınlarında bu üç meleğin ismi ya da şekli bulunanlara dokunulmayacaktır.

Bununla birlikte Tanrı Adem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yani ikinci eşini yaratır. Havva Adem’in bir parçası olarak yaratıldığı için daima ona biat eder ve onun altında kalmayı kabullenip söylediklerine karşı çıkmaz. Ancak kendini ezdiren ve himaye altına girmeyi kabullenen bir varlık bilge olamaz çünkü esaret altında yaşamak düşüncelerininde kafeste yaşamasına sebep olur, hep birilerine bağımlı olmak zorunda kalırsın işte bu yüzden Lilith aslında “bilge kadın” tipinin de temsilcisidir. Eril otoriteye boyun eğmeyen Lilith, olacakları ve olmayacakları bilerek göğe ilk yükselen dişidir. Havva yasak elmayı yemiş ve ölümsüz olmuştur ama Lilith ölümsüzdür aynı zamanda baykuş ve yılan figürleri ile sembolize edildiği için Havva’nın yasak elmayı yemesine sebep olan yılanın onun olduğu düşünülür.

İnanışa göre dişi bir şeytana dönüşen Lilith hava karardıktan sonra yeni doğum yapmış kadınların evlerine girerek bebeklerini boğarmış. Bir çok kültürde lohusa kadınların yanlız bırakılmaması, albastı ya da karabasana karşı önlem olarak yastıklarının altında bıçak veya makas bulundurması günümüze kadar gelen bir alışkanlıktır.
Lilith’e atfedilen başka bir şey ise kadınların kafasına girerek onlara “erkekler ile eşit oldukları” nı hatırlatmasıdır.

Orta çağ’ da başlayan ve uzun bir süre toplumda kaosa yol açan cadı ve büyücü avında kızıl saçlı kadınların cadı oldukları gerekçesi ile yakılmaları ve çoğu zaman kadınların şeytanlaştırılması sizce bir tesadüf müdür ?

Dişi şeytan, karanlığın ve gecenin tanrıçası olan Lilith 19. yüzyıl civarında resmedilmiştir ve bu yaklaşımlardan sonra ondan korkan kadınlar ve eşit haklar savunucusu kadınlar kendilerine figür olarak seçmişlerdir.
Bazı Yahudi evlerinde kadınlar Lilith’in eşlerini rahatsız edip onların kafalarına girmemesi için odalarına “Adem ile Havva buyursunlar içeri, girmesin kapıdan 11( LILITH) ” Yazılı tablolar asmışlardır. Nümerolojiyle uğraşanlar 11’in kötülük ile yüklü olduğunu düşünüp korkunç bir sayı olarak kabul ettikleri için Lilith için “11” kullanılmıştır.

Farklı efsaneler ile karşımıza çıkan Lilith Modern çağımızda feminizmin simgesi haline geldi ve bu isimde dergiler çıkıp kafeler açılmıştır. Sadece kadınların katıldığı “Lilith Fair” adlı festivaller düzenlenmiştir. “İdeal kadın” statüsünde kabul edilen Havva gibi olmayı istemeyen kadınlar tepkilerini dile getirmek amacıyla çocuklarına Lilith adını vermişlerdir.
Aynı zamanda Post-rock tarzında bir şarkı olan ve içinde “Lilith’in çocukları” gibi bir kavram geçen, Blueneck adlı grubun “Lilutu” adlı bir şarkısı vardır.

İçeriği Beğendin mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TARİHİN İLK FEMİNİST KADINI