Türkiye’de ki İşsizliğin Nedenleri Ve Sonuçları


Türkiye’de ve tüm Dünya’da işsizlik çoğu zaman bir problemdi. Türkiye’de bu sorun 1980 yıllarında başlamıştır. İşsizlik sorunu ekonomik, sosyal ve ahlaki nitelik taşımaktadır. Ülkeler uyguladıkları genel ekonomi politikalarını istihdam ve işsizlik problemini dikkat ve özen göstererek politikalar üretmeli ve faaliyete geçmelidirler. Bir de ranta dayalı ekonomi modeliyle üretim ve tüketim kaynakları haline dönüşmüş bir ekonomi vardır.

Türkiye'de İşsizlik

Rant gelirinin çekici gelen tarafı da sermaye sahiplerini, servet ve gelir arasında yaptıkları seçimde, sermayelerini ranta dönük araçlarla servet sağlamak üzere kullanma yolunu seçmeye zorlamıştır. Gelir getirici yatırımlar ise önemini yitirmiştir. Bir kısım sermaye sahibi borsaya yatırım yaparken, bir diğer kısım ise alışveriş merkezleri açarak rant gelirinin basit biçimi olan kira gelirini elde etmeyi tercih etmiştir.

 

Büyük iş merkezleri açarak küçük iş sahiplerinden gelir gelmesini hedefleyen büyük sermaye sahipleri, sermayelerini üretimden çekerek, tüketim arttırıcı hizmet sektörüne geçmişlerdir. Türkiye’nin hemen hemen her şehri alışveriş merkeziyle dolmuştur. Alışveriş merkezi sahiplerinin sermaye üretkenliği paylaşımsız tek ferde yöneliktir. Yani alışveriş merkezi sahipleri sermayelerinin getirisi olan binlerce dükkanın kirasını ceplerine doldururlar.

Türkiye'de İşsizlik

Özetle alışveriş merkezleri açılacağına, herhangi bir malın üretildiği bir fabrika kurulsa, pek çok işçi için gelir sağlama olanağı ortaya çıkar. Üretkenliği olmayan ranta dönük sermaye, üretimi ve emek istihdamını en alt seviyeye kadar indirir. İşsizliğe neden olur ve fakirliğe yol açar. Fakirleşen bir ülke tüketimi kısıtlar. Kısıtlanan tüketim üremez ve dolayısıyla işçi çıkarmalara sebep olur. Bunun sonuncunda da ekonomi sürekli kaos yaşar. Bu tür nedenler Türkiye’de yaşanan işsizliğin nedenlerinden biridir.

| İlginizi çekebilir: Aydın Bir Nesle İlk Adım: KÖY ENSTİTÜLERİ

Türkiye’de sermaye sahipleri yaygın bir biçimde taşeron kuruluşları kullanmaya başlamıştır. Ara işletmeler taşeron adını verdiğimiz sermayeye sahip olmayan, büyük sermaye sahiplerine işçi kiralayan küçük kuruluşlardır. Yasal olarak kurulup, iş bazında işçi istihdam eder. Büyük sermayeyle yaptıkları sözleşme bitince, kiraladıkları işçileri iptal ederler. Bu noktada dönemsel işçilik vardı. Dönemsel işçiler, çoğu zaman kendini uyanık sanan iş veren sahibi SGK kaydı olmadan bile çalıştırabiliyordu. Bu maalesef her yıl olağan durumu olan bir konudur. Devlet ne kadar önlem almak istese de bunun önüne geçememektedir.

 

Bu yüzden de devlet zarara uğrar ve vergi gelirinden mahrum kalır. Kayıt dışı çalıştırma diye adlandırılan aslında budur. Kapitalizmin, küreselleşmeyle birlikte vahşi kapitalizm halini alıyorken, Türkiye’ye gelen esintinin holdingleşmeye sebep olacağını biliyoruz. Türk ekonomisinde bugünlerde yer alan tüm holdingler, taşeron sistemi, hizmet alımı şeklinde görürüz. Holding binaları önceden kendi güvenlik işçileriyle korunurken artık özel güvenlik şirketleriyle anlaşma halindedirler.

 

Anlaşma yapıldıktan sonra özel şirketler, holdinglere fatura keserler, elemanlarının ücretlerini kendileri öderler. Bu tarz işçiler holdingler açısından, yeniden satın alınan mal bazında olup, sosyal hak doğuramazlar. Taşeron hizmeti veren kişiler,  çok düşük maaş verir ve işçilerini kısa dönemde değiştirir ki; sosyal hak doğmasına bile izin vermez.

Türkiye'de İşsizlik

Türkiye’de tüm holdinglerde; bekçilik, bina temizliği, personel yemeği, işçi servisleri gibi konularda taşeron işletmeleri kullanılmaktadır. Taşeron hizmetler sadece hizmet sektöründe olmayıp, üretim sisteminin tamamında yer alır ve işçi maaşların düşmesine neden olur. Emeğin çöküşüyle birlikte orta sınıf bir alta yani önceki emek faktörünün yerini almıştır.

| İlginizi çekebilir:  NEDEN OKULU TERK EDİYORUZ ?

Beden emeğinin bir üstündeki beyim emeğimi grubu, sürekli olarak göçmen işçileri tercih edilmelerinin nedeni, işinden atılmış, işine devam edebilenler, alt kadroya itilmiştir. Bu yüzden yabancı işçi alımı artmıştır. Türkiye’nin tercihi dış ülkelerden lisans eğitimi almış yada doktora eğitimi görmüş kişilerdir. Türkiye’nin amacı Amerika, Hint ve Asya ülkelerinden beyin emekçisini kullanarak, Türk orta sınıfını işsiz bırakmaktır. Halbuki kendi insanına sahip çıkıp eğitiminde iyi bir yönlendirme yapsa dış ülkede ki beyne ihtiyacı kalmayacaktır.

Image result for işsizlik

Unuttukları şey ise Türk insanın yabancı uyruklu kişilerden devamlı mal hizmeti alamayacaklarını ve işsiz kalan Türk insanın daralan olanaklarını alamayacaklardır. Sonuç olarak her ikisi de ekonomiyi daraltmakta büyümeyi engellemektedir. İşsizliğin artma sebeplerinden biri de Hükümetin sürekli özelleştirme politikasını ön planda tutmasıdır. Özelleştirme çoğu zaman kamu şirketinin işçilerini ihale ile kazanan şirketlere devretmesi’ dir.

 

Özelleşen şirket bir süre sonra işçi azaltımına gider. Daha sonra taşeron şirketler eliyle eski işçileri tasfiye ederek yeni asgari maaşlarını bünyesine katar. Taşeronlaşma her geçen gün yeni bir kasa ve masa şirketlerin katılımıyla büyümekte olup, hem özel sermaye hemde özel şirket olarak kullanılmaya devam etmektedir. Peki böyle giderse işsizlik nasıl önlenecek? Fabrikaların yerini taşeronlar mı alacak? Bu belirsizlikler ülkemizde olduğu sürece hem taşeron sistemi devam edecek hemde ülkenin işsizlik oranı git gide artacak.

İçeriği Beğendin mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye’de ki İşsizliğin Nedenleri Ve Sonuçları